Kafes planı işlemeye devam ediyor… 25 Kasım 2009 günü Danıştay 8.Dairesi kara bir leke olarak tarihe kaydedilecek bir hukuk skandalı kararına imza atmıştır. Danıştay bu kararla, açıkça yargıyı halka karşı silah olarak kullanmıştır.
Katsayı uygulaması baştan sona hukuk ve eşitliğe aykırı bir durumdur. YÖK bunu düzeltmişti. Ancak; sözde hukukçu olan İstanbul Barosunun ehliyeti olmadan taraf olma sıfatı ile Danıştay’a yetkisini aşarak dava açması sonucu, Danıştay daha önce benzeri bir şekilde açılan bir davayı ret etmişti. Bu kez yürütmeyi durdurma kararı vermekle daha önce verdiği kararla çelişmiş oluyor. Danıştay’ın sözde hukuk adına alınan bu kararla, adama- ideolojiye göre muamele, çifte standart uyguladığını bir kez daha göstermiştir.
Anayasa'nın 42. maddesine göre, 'Kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı' temel kural öngörülmüştür. Evrensel hukuk anlayışı özgürlüklerin esas olduğunu, yasakların ise istisna olduğunu öngörür. Bu karar hukuki geçerliliği tartışmalı bir statü farklılığına dayanarak çocuklarımızın geleceğine yön verme haklarını ellerinden almaktadır.
28 Şubat sürecinde imam hatip liselerinin önünü kesmek için YÖK tarafından getirilen katsayı farkı, aradan geçen 10 yıl sonra yine YÖK tarafından kaldırıldı. Geçtiğimiz aylarda YÖK'ün aldığı karar meslek liselerinde okuyan binlerce öğrenci ve velisi tarafından sevinçle karşılanmıştı. Bu karar; Meslek öğrenmek isteyen nitelikli öğrencilerimizin gelişmesine vurulmuş en büyük darbedir.
sabih kanatoğlu, Siyasallaşan İstanbul barosu ve danıştayın önceden birlikte tasarladıkları izlenimi veren bu karar ve gelişim aşaması bizleri halen derin devletin nelere kadir olduğu toplumu nasıl gerdirme çabası planını uygulamaya koyduğunu düşündürmektedir.
Danıştay bu kararı ile son günlerde hukukun siyasallaştığını özelikle Ergenekon yapılanmasında darbe belgeleri ile ıslak imzası olan Albay Dursun ÇİÇEK’İN tahliye süreci ile hukuk sistemimizin ve hukuk anlayışımızın geldiği nokta bakımından oldukça düşündürücü ve üzüntü vericidir
Karar hukuki değil siyasi ve ideolojik gerekçelerle alınmıştır. Bu siyası kararla öğrencilerimizin Kurban Bayramlarını zehir etmek, psikolojik morallerini bozmak hedeflenmiştir. Ama öğrencilerimizin akıtacağı her damla gözyaşı, Mahkeme-i Kübra da mazlumun zalimden hakkını alacağı gün, zalimin zulmünden daha şiddetli olacaktır.
Katsayı düzeltildi diye meslek liselerine yönelen binlerce insanımızın hayallerini yıkacak böyle bir uygulamayla nasıl bir hukuk devleti olunabilir.
Hükümetin; tüm yargı sistemini baştan aşağı düzeltip istediği gibi çelişkili kararlar verebilen yargı mensuplarının hesap verecek düzenlemeler yapması gerekmektedir. Hükümet tepesine dikilen kapatma sopasıyla yapılan zulümleri görmezden gelemez.
. Halk iradesini yansıtacak sivil bir anayasa oluşturarak referanduma götürmek suretiyle sorunu kökten çözmelidir.
Harun ALTIN
Bem-Bir-Sen Van
Şube Başkanı